MADENCİLER FAALİYET İZİNLERİNDE KOLAYLIK BEKLİYOR

Madencilik Sektörü Başkanlar Birliği Başkanı Ümit Akdur, “Mevcut durum yerli ve yabancı yatırımcıların yatırım yapmalarını engellemekte. Madencilik faaliyetleri için zorunlu olan orman izinleri. Hazine arazilerinde çalışma izinleri, mera tahsisi, maden ruhsatları, temdit ve devir işlemleri gibi izinlerin alınması süreçlerinde bir iyileştirmeye ihtiyaç var” dedi.

DUNYA_20150721_2

 

Türkiye’de faaliyet gösteren yerli ve yabancı madencilik firmaları, faaliyet izinlerinde kolaylık bekliyor.

Madencilik Sektörü Başkanlar Konseyi Birliği ve Altın Madencileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Akdur, yaptığı açıklamada, dünyada metal ve enerji fiyatlarının önemli oranda düştüğü, maden arama fonlarının yaklaşık yüzde 70 azaldığı bir dönemde, madencilik faaliyetleriyle ilgili izin süreçlerinin hızlandırılmasının sektörün önünü açacağını söyledi.

Mevcut durumun yerli ve yabancı yatırımcıların yatırım yapmalarını engellediğini ve yatırım yapmak için Türkiye’ye gelenlerin de arama faaliyetlerini sona erdirmelerine yol açtığını anlatan Akdur, şunları söyledi: “Orman izni, maden arama ruhsatı alma ve benzer izin süreçlerindeki gecikmeler ve olumsuzluklar, maden araması yapan ve risk alan arama firmalarını, Türkiye’de maden arama harcamalarını yapamadıkları için arama bütçelerini geri göndermek durumunda bırakmıştır.

Kira ücreti Kanada’dan 2 bin 500 kat pahalı

Bu firmalardan Chesser Resources (Avustralya), Rubicon Minerals Corporation (Avustralya), Global Resources Corporation (Avustralya), Gold Resource Corporation (ABD) ve Aegean Metals Group Inc (Kanada). Kefı Minerals (İngiltere) ve Eurasian Minerals (Kanada) Türkiye’deki faaliyetlerini sonlandırma kararı aldı. Bu yıl içinde birkaç firmanın daha arama faaliyetlerini sonlandırmaları söz konusu.

Ümit Akdur, dünyada en yüksek orman izin bedellerinin Türkiye’de ödendiğini bildirdi. Maliyetlerin arttığına, fiyatların düştüğüne işaret eden Akdur, şu bilgileri de verdi: “Ekonomik değer ifade eden yeraltı kaynakları, orman izin bedellerindeki artışlar nedeniyle ekonomik olmaktan çıkıp üretilemez hale geldi. Çoğu yerde orman idaresine bir yılda ödenen izin bedeli ile o bölgede orman alanı dışında aynı miktardaki bir arazi satın alınabilmekte. Bu durum orman sayılan bir yerde ormandan 20 yıllık bir kiralama yapılırsa aynı miktar arazinin yirmi kere satın alınması anlamına gelmektedir. Madencinin yatırım yapmak için harcayacağı sermaye, izin bedellerine harcandığı için madenciler yatırım yapamaz hale gelmekte. Dünyada madencilikte ve ormancılıkta çok önemli bir konumda olan Kanada’da madencilerin bir hektar yeri kiralamak için ormana ödedikleri kira bedeli 8 lira iken ülkemizde bu rakam orman vasfına göre değişiklik göstermekle birlikte yaklaşık 20 bin liradır. Enerji ve metal madenciliğinde maliyetler arttığında, madencinin ürettiği madenin fiyatını artırma lüksü yoktur. Metal madenciliğinde fiyatlar uluslararası borsalar tarafından belirlenmekte. Fiyatların düştüğü, maliyetlerin arttığı ve madenciden alman bedellerin de arttığı bir ortamda çalışan pek çok maden işletmesi, ayakta kalabilmek için madenin daha verimli kısmını çalışıp, nispeten daha az verimli olan kısmını ekonomik olmayacağı için çalışamayacak veya pasa döküm sahasına atmak zorunda kalacaktır.

3 bin ton altın ithal ettik

Ümit Akdur, altında Türkiye’nin yüzde 80 oranında dışa bağımlı olduğunu anımsatarak, yasal düzenlemelerin desteğiyle altın üretme maliyetlerinin mantıklı seviyelere gerileyeceğine, bunun sonucu Türkiye’nin yurtdışına daha az döviz ödeyeceğine işaret etti. Akdur şu bilgileri verdi: “İstanbul Altın Borsası verilerine göre Türkiye son 20 yılda yaklaşık 3 bin 125 ton altın ithal etmiştir. Başka ifadeyle Türkiye’nin ortalama yıllık altın ithalatı 156 ton olup, parasal değeri de fiyatlara bağlı olarak yaklaşık 6-8 milyar dolardır. Mevcut tabloya baktığımızda, Türkiye altın ihtiyacının yüzde 80’ini ithalatla karşılamaktadır. Türkiye’nin 2000 yılında sıfır olan altın üretimi ise 2013 yılında 33.5 tona ulaşarak cari açığın azaltılmasına yaklaşık 1.5 milyar dolarlık katkı sağlamıştır. Madencilik faaliyetleri için zorunlu olan izinlerin alınmasında yaşanan sıkıntılar, altın üretiminde de kendisini gösterdi. 2001 yılından 2013 yılma kadar her yıl sürekli artan altın üretimi, ilk defa 2014’te yüzde 7.5 düşerek 31 tona geriledi.

Altın madenciliğine 20 yılda 2.5 milyar $ yatırıldı

Ümit Akdur. Altın madenciliğine son 20 yılda Türkiye’de 2.5 milyar dolar yatırım yapıldığını, bunun 800 milyon dolarının altın madeni aramalarına, 1.7 milyar dolarının da üretim için yapılan tesis ve işletme yatırımlarına harcandığını söyledi. Bugünkü istatistiki verilerin 350 maden arama ruhsatından ancak bir tanesinin işletilebilir altın madenine dönüştürülebildiğini ifade eden Akdur, “izinlerin alınmasında yaşanan sıkıntılar ve orman izin bedellerindeki artışlar nedeniyle ülkemizde yeni maden arama faaliyetleri ciddi oranda azaldı” görüşünü de dile getirdi. Ümit Akdur, izin süreçlerindeki sıkıntılar nedeniyle 2014’te maden üretiminin yüzde 12, maden ihracatının ise yüzde 8 azaldığını, Türkiye’nin yıllık kömür ve metale dönüştürülmüş maden ithalatının 40-50 milyar dolar seviyesinde olduğunu ve madencilikte her geçen yıl artan dışa bağımlılık oranının mutlaka düşürülmesi gerektiğini de bildirdi. Akdur, “Madencilik faaliyetleri için zorunlu olan orman izinleri, Hazine arazilerinde çalışma izinleri, mera tahsisi, maden ruhsatları, temdit ve devir işlemleri gibi izinlerin alınması süreçlerinde bir iyileştirmeye acilen ihtiyaç var” dedi.

21.07.2015 Dünya Gazetesi